bu ülke'den, cemil meriç

2/8/2008 · Kategori: cemil meri_






“Her dudakta aynı rezil şikayet: yaşanmaz bu memlekette! Neden? Efendilerimizi rahatsız eden bu toz bulutu, bu lağım kokusu, bu insan ve makine uğultusu mu? Hayır. Onlar Türkiye’nin insanından şikayetçi. İnsanından, yani kendilerinden. Aynaya tahammülleri yok."

                                                      "bu ülke"


Kıt’aları ipek bir kumas gibi keser biçerdik. Kelleler damlardı kılıcımızdan. Bir biz vardık cihanda, bir de küffar...

Zafer sabahlarını kovalayan bozgun akşamları. İhtiyar dev, mazideki ihtişamından utanır oldu. Sonra utanç, unutkanlığa bıraktı yerini, "Ben Avrupalıyım" demeğe başladı, "Asya bir cüzzamlılar diyarıdır."

Avrupalı dostları, acıyarak baktılar ihtiyara, ve kulağına: "Hayır delikanlı", diye fısıldadılar, "sen bir az–gelişmişsin."

Ve Hıristiyan Batı’nın göğsümüze iliştirdiği bu idam yaftasını, bir "nisân-i zîşân" gibi gururla benimsedi aydınlarımız.

                            "bu ülke"






"kendi gerçeğimizi kendi kelimelerimizle anlayıp anlatmak, her namuslu yazarın vicdan borcu."

                                                                  "bu ülke"
     

öğretmen ne demek? Ne soğuk, ne haysiyetsiz, ne çirkin kelime. Hoca öğretmez, yetiştirir, aydınlatır, yaratır. öğrenci ne demek? Talebe isteyendir; isteyen, arayan, susayan.

                       "bu ülke"



"Kime yazıyorsun bu mektubu? Elinde hiçbir adres yok."

                        
"bu ülke"




"Bana hakikati değil, kendini ver. Kendini, yani rüyanı. Olmak istediğin gibi görün, olduğun gibi değil. Zaten nasıl olduğunu, ne olduğunu biliyor musun? Her yalan bir yaratış.
Hakikat, kaderin imzasız mektubu."

                                "bu ülke"




"Pamuk ipliğinden biraz daha sağlam tek bağ: düşünce birliği. O da rüzgarın her an tehdit ettiği bir kandil. Düşünce birliği, düşünen insanlar arasında olur. İnsanların kaçta kaçı düşünür? Düşünenlerin kaçta kaçı karşılaşır ve açılır birbirine." 

                           "bu ülke"




"Bu çökmeye hazır medeniyet üç sütun üzerinde duruyor; süngü, açlık, fuhuş."

                                                           "bu ülke"



Ne güzel tarif; "Gerici, bir toplumun gelişmesini sağlayacak hiçbir yeniliği istemeyen, her yönüyle eskiyi özleyen ve eski düzeni getirmeye çalışan (kimse)” (Meydan – Larousse). Tarifin tek kusuru bu ucûbenin hangi çağda, hangi ülkede yaşadığını söylememesi.

Murdar bir hâl’den muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir. 



                                             "bu ülke"

"Kronoloji: aptalların tarihi."

                                                           "bu ülke"






“… harita tehlikeli bir yolculukta tek kılavuz olamaz.  Pusulaya da ihtiyaç var. Pusula: şuur. Tarih şuuru, milliyet şuuru, kişilik şuuru... "

                                                        "bu ülke"





"İki taraf da bu ülkenin insanlarıydı ama ya ideolojiler: “Sol-Sağ… çılgın sevgilerin ve şuursuz kinlerin emzirdiği iki ifrit (...) Hint meçhule açılan kapıydı, meçhule, yani insana. Dört yıl Ganj kıyılarında vecdle dolaştım, sağ dediler… Saint- Simon’la uğraştım iki yıl, çağımız onunla başlıyordu, sol dediler. "

                                                      "bu ülke"







Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!